HAMİLEYİM
Yeni evlendiğimizde ilk birkaç sene bebek yapmamaya karar vermiştik fakat bebek sevgimiz çok ağır bastı ve 5 ay sonra bebek istediğimize karar verdik. Hamileliğimin henüz kesinleşmediği bir zamanda kanepede uzanmış televizyon seyrederken karnımda bir pıt pıt hissettim. Sanki kalbim orada atıyor gibiydi. Eşime “sende de oluyor mu elini koy ve hisset.” Dedim. Aslında o zaman annelik içgüdüsüyle hamileliğimin farkındaydım. İlginç olan birkaç saat sonra haberleri izlerken haber spikerinin “bebeğin ilk kalbi yaratılır. Anne adayları ise bebeğinin kalbinin oluşmasıyla karınlarında atan minik bebeklerinin kalbinin pıt pıtlarından hamile olduklarını hissederler” diyordu. Gerçekten hissettiğim bu atış bebeğimin kalp atışıymış.
Gebelik testlerinin herkeste doğru sonuç vermeyişinin kanıtı benim. Tam üç defa farklı yerlerden aldığım farklı marka testler bana negatif sonucunu verirken sadece kan testi için gittiğim hastanede, sonradan gebelik testi yaptırmaya karar vermemle hamile olduğumu öğrendim. Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde çok duygulanıyorsunuz. Sanırım sizinle birlikte bütün yakınlarınız aynı heyecanı yaşıyor.
İlk 3 ay hamileliğimi kimseye söylemedim ve bende doktora gitmedim. Doktora gider gitmez ultrasona gireceğimi biliyordum ve ilk 3 aydan önce bunu yapmak istemedim. Bu benim tercihimdi ve pişman değilim. İlk 3 ayda bebeklerin bütün uzuvları yaratılıyor. İlk 3 ayın bir önemi de düşüklerin en fazla olduğu dönem. Doktorların bin türlü korkutmalarını da duymak istemedim. Bunu yaşayanlar bilir ki, hamileler çok hassas olur. Bu tercihimin ne kadar doğru olduğunu 3 aydan sonra doktora gittiğimde doktorun bana “sen nasıl düşük yapmadın hayret. Test sonuçların düşük yapmaya müsait olduğunu gösteriyor” demesiyle anladım.
Genelde bebeğinizin cinsiyeti 4. aydan hatta beklide daha erken belli oluyor fakat ben doğana kadar cinsiyetini öğrenemedim. Bebeğim bize cinsiyetini göstermedi. Doktorumuz bize “büyük ihtimalle erkek ama gördüğümüz beslenme kordonuda olabilir” dedi. Detaylı ultrason yapan doktor ise kız olabilir” dedi. Yani doğana kadar biz tam anlamıyla emin olamadık.

Hamileyken çiğ et(salam, çiğ köfte gibi...) yemek yasak, yumurtayı iyice pişirmelisiniz, çok tuzlu yemekten kaçınmalısınız (yoksa vücutta ödem oluşur, el ve ayaklarınız şişer), sigarayı söylemeye bile gerek duymuyorum bunu herkes biliyor. Sigara içmek bebeğinizin düşük kilolu doğmasına neden olur.
Hamileliğimde çikolataya düşkün oldum. O kadar çok çikolata yiyordum ki… belki bu yüzden bebeğim çok mutlu bir bebek J hamileyken her sabah mutlaka ceviz yiyordum. Bununda folikasit yönünden iyi olduğunu biliyorum. Ayrıca balıktan vazgeçmemelisiniz. Ne kadar balık o kadar zeki bebekler… ayrıca öğrendiğim bir şey daha var ki, yazın kış, kışın yaz sebzelerini tüketmemelisiniz.
Ben SAT(yani Son Adet Tarihinin ilk günü) tarihlerini her zaman not etmişimdir. Yani hesaplarıma göre 3 aylık hamileydim. İyi bir hastane bulup ilk ultrasonuma girdim. Harika bir şeydi. Bebeğimle ilk defa tanıştık. O kadar küçüktü ki. Sürekli hareket ediyordu. Elleri ayakları tamamen oluşmuştu. Sonraki randevu 1 ay sonraydı.
Sonrasında testler zinciri içinde buluyorsunuz kendinizi. Kan testi, idrar testi, şeker yükleme testi ve size özel diğer testler. Mesela ben guatr için ve meme kanserine karşıda kan aldırdım ve ultrasona girdim. Doktorum, ailede olan hastalıkları da kontrol etmek istedi. TSH değerlerim fazlasıyla düşük çıktı. Hamilerle bu genelde normalmiş sonra T3 ve T4 değerlerine bakılınca korkulacak birşey olmadığı anlaşıldı. Şeker yükleme testinde ise size bir bardak şurup gibi yoğun şekerli bir sıvı içiriyorlar. Zor ve kötü bir şey sanıyordum ama şurubu içip 1 saat bekliyorsunuz ve kanınız alınıyor. Benim şekerim normal çıkmıştı.
Ben bilgisayar öğretmeniyim. Hamileliğimin son haftasına kadarda çalıştım. Çalışmak bize çok iyi geldiJ ben ders anlatırken bebeğimin benim sesimi duyup mutlu olduğunu hissediyordum. Ben ders anlatırken o içeride kıpır kıpır hareket ediyordu.Eğer sizde hamileyseniz mutlaka bebeğinize şarkı söyleyin, kitap okuyun, onunla konuşun. İnanın bana o sizin sesinizi duymaktan çok mutlu oluyor. Dünyanın en çirkin sesi bile olsa sizinki bebeğiniz sizin sesinizi duymaktan mutlu.
Hamileliğimin ilk aylarından itibaren ahşap boyama kursuna gidiyordum. Doktoruma bu konudaki endişemden bahsettim. Bırakmalı mıyım dedim. Bana kesinlikle bırakmamam gerektiğini boya kokularının bebeğime vereceği zararın yok denecek kadar az olduğunu ama benim kursa giderken ki mutluluğumun ona çok faydalı olacağını söyledi.
Hamileliğimin ilk 7 ayı kimse hamile olduğumu anlamadı. Evet giysilerle kamufle ediyordum ama asıl neden fazla kilo almamış olmam. Doktorumun dediğine göre hamur işi, tatlı gibi besinler tükettiğimde anne, kurubaklagil, et, sebze gibi besinler tükettiğimizde ise bebeğimiz kilo alıyormuş. Ben ilk aylar mide bulantılarım yüzünden her ikisini de yiyemedim. Yemekten geçtim su bile içemiyordum. “Hatta rejim mi yapıyorsun ne güzel zayıflamışsın” diyenler oldu. Yaşayanlar bilir bu korkunç birşey. Daha önce hamileliği yaşamış herkese mesaj attım ve bu daha ne kadar sürecek diye sordum. Herkes aynı cevabı verdi. 4. aya kadar sürer. Az kalmış. Geçicek. Diyorlardı. Ta ki doktorum bana mide bulantısı için hap verene kadar geçmedi. Buna karşıydım.içmek istemiyordum ama bir şey yiyemediğimden, bebeğimin besinsiz kalmasının daha kötü olacağını düşündüm. İyi kide o hapı kullanmışım. Birkaç haptan sonra mide bulantısından kurtuldum ve içmeyi bıraktım. İlk kullandığımda üniversiteden canım arkadaşım Seher’in yanındaydım. Hap anında etki etti ve onun nefis yiyeceklerinden yiyebildim ve bulantının geçmesinin rahatlığı ve onca zamandan sonra yemek yiyebilmenin ağırlığıyla kanepesinde uykuya daldım.
Hamilelikte mide bulantısının yanında yaşadığım sorunlarının başında gece krampları geliyor. Uyumaya korkar hale gelmiştim. İnanılmaz bir acıyla uyanmak korkunçtu. Kramplar hamileler için doğal bir durum. Bana yardımcı olan ise magnezyum tozlarıydı. Gece yatmadan magnezyum tozunu suya atıp içiyordum. Tam bir mucizeydi bir daha hiç kramp yaşamadım. Krampın magnezyum eksikliğinden olduğunu söyledi doktorum.
Hamileliğin sonlarına doğru görülen rüyaları unutmamak gerekir. Ben bu rüyaları çok görenlerdenim. Rüyalarımı okuduğum dergilerdeki tavsiyelerle, başucumda bulunan kağıt kalemle hemen not alıyordum. Tavsiye ederim çünkü bu rüyalar eşsiz oluyor. Zaten eğer kağıt kaleminiz hazır değilse muhtemelen kısa bir süre sonra unutuyorsunuz. Bazen bu rüyalar üzücü olabiliyor ama inanın bana kendinizi üzmeye değmez çünkü bilinçaltınızdaki düşüncelerinizle korkularınız rüya olarak karşınıza çıkabiliyor. Mesela ben hep bebeğimi emzirmeyle ilgili rüyalar görüyordum. Onu emzirmeyi unutuyordum ve anneme, hemşirelere kızıyordum “neden bana hatırlatmadınız?” diyordum.
Yeni evlendiğimizde ilk birkaç sene bebek yapmamaya karar vermiştik fakat bebek sevgimiz çok ağır bastı ve 5 ay sonra bebek istediğimize karar verdik. Hamileliğimin henüz kesinleşmediği bir zamanda kanepede uzanmış televizyon seyrederken karnımda bir pıt pıt hissettim. Sanki kalbim orada atıyor gibiydi. Eşime “sende de oluyor mu elini koy ve hisset.” Dedim. Aslında o zaman annelik içgüdüsüyle hamileliğimin farkındaydım. İlginç olan birkaç saat sonra haberleri izlerken haber spikerinin “bebeğin ilk kalbi yaratılır. Anne adayları ise bebeğinin kalbinin oluşmasıyla karınlarında atan minik bebeklerinin kalbinin pıt pıtlarından hamile olduklarını hissederler” diyordu. Gerçekten hissettiğim bu atış bebeğimin kalp atışıymış.
Gebelik testlerinin herkeste doğru sonuç vermeyişinin kanıtı benim. Tam üç defa farklı yerlerden aldığım farklı marka testler bana negatif sonucunu verirken sadece kan testi için gittiğim hastanede, sonradan gebelik testi yaptırmaya karar vermemle hamile olduğumu öğrendim. Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde çok duygulanıyorsunuz. Sanırım sizinle birlikte bütün yakınlarınız aynı heyecanı yaşıyor.
İlk 3 ay hamileliğimi kimseye söylemedim ve bende doktora gitmedim. Doktora gider gitmez ultrasona gireceğimi biliyordum ve ilk 3 aydan önce bunu yapmak istemedim. Bu benim tercihimdi ve pişman değilim. İlk 3 ayda bebeklerin bütün uzuvları yaratılıyor. İlk 3 ayın bir önemi de düşüklerin en fazla olduğu dönem. Doktorların bin türlü korkutmalarını da duymak istemedim. Bunu yaşayanlar bilir ki, hamileler çok hassas olur. Bu tercihimin ne kadar doğru olduğunu 3 aydan sonra doktora gittiğimde doktorun bana “sen nasıl düşük yapmadın hayret. Test sonuçların düşük yapmaya müsait olduğunu gösteriyor” demesiyle anladım.
Genelde bebeğinizin cinsiyeti 4. aydan hatta beklide daha erken belli oluyor fakat ben doğana kadar cinsiyetini öğrenemedim. Bebeğim bize cinsiyetini göstermedi. Doktorumuz bize “büyük ihtimalle erkek ama gördüğümüz beslenme kordonuda olabilir” dedi. Detaylı ultrason yapan doktor ise kız olabilir” dedi. Yani doğana kadar biz tam anlamıyla emin olamadık.
Hamileyken çiğ et(salam, çiğ köfte gibi...) yemek yasak, yumurtayı iyice pişirmelisiniz, çok tuzlu yemekten kaçınmalısınız (yoksa vücutta ödem oluşur, el ve ayaklarınız şişer), sigarayı söylemeye bile gerek duymuyorum bunu herkes biliyor. Sigara içmek bebeğinizin düşük kilolu doğmasına neden olur.
Hamileliğimde çikolataya düşkün oldum. O kadar çok çikolata yiyordum ki… belki bu yüzden bebeğim çok mutlu bir bebek J hamileyken her sabah mutlaka ceviz yiyordum. Bununda folikasit yönünden iyi olduğunu biliyorum. Ayrıca balıktan vazgeçmemelisiniz. Ne kadar balık o kadar zeki bebekler… ayrıca öğrendiğim bir şey daha var ki, yazın kış, kışın yaz sebzelerini tüketmemelisiniz.
Ben SAT(yani Son Adet Tarihinin ilk günü) tarihlerini her zaman not etmişimdir. Yani hesaplarıma göre 3 aylık hamileydim. İyi bir hastane bulup ilk ultrasonuma girdim. Harika bir şeydi. Bebeğimle ilk defa tanıştık. O kadar küçüktü ki. Sürekli hareket ediyordu. Elleri ayakları tamamen oluşmuştu. Sonraki randevu 1 ay sonraydı.
Sonrasında testler zinciri içinde buluyorsunuz kendinizi. Kan testi, idrar testi, şeker yükleme testi ve size özel diğer testler. Mesela ben guatr için ve meme kanserine karşıda kan aldırdım ve ultrasona girdim. Doktorum, ailede olan hastalıkları da kontrol etmek istedi. TSH değerlerim fazlasıyla düşük çıktı. Hamilerle bu genelde normalmiş sonra T3 ve T4 değerlerine bakılınca korkulacak birşey olmadığı anlaşıldı. Şeker yükleme testinde ise size bir bardak şurup gibi yoğun şekerli bir sıvı içiriyorlar. Zor ve kötü bir şey sanıyordum ama şurubu içip 1 saat bekliyorsunuz ve kanınız alınıyor. Benim şekerim normal çıkmıştı.
Ben bilgisayar öğretmeniyim. Hamileliğimin son haftasına kadarda çalıştım. Çalışmak bize çok iyi geldiJ ben ders anlatırken bebeğimin benim sesimi duyup mutlu olduğunu hissediyordum. Ben ders anlatırken o içeride kıpır kıpır hareket ediyordu.Eğer sizde hamileyseniz mutlaka bebeğinize şarkı söyleyin, kitap okuyun, onunla konuşun. İnanın bana o sizin sesinizi duymaktan çok mutlu oluyor. Dünyanın en çirkin sesi bile olsa sizinki bebeğiniz sizin sesinizi duymaktan mutlu.
Hamileliğimin ilk aylarından itibaren ahşap boyama kursuna gidiyordum. Doktoruma bu konudaki endişemden bahsettim. Bırakmalı mıyım dedim. Bana kesinlikle bırakmamam gerektiğini boya kokularının bebeğime vereceği zararın yok denecek kadar az olduğunu ama benim kursa giderken ki mutluluğumun ona çok faydalı olacağını söyledi.
Hamileliğimin ilk 7 ayı kimse hamile olduğumu anlamadı. Evet giysilerle kamufle ediyordum ama asıl neden fazla kilo almamış olmam. Doktorumun dediğine göre hamur işi, tatlı gibi besinler tükettiğimde anne, kurubaklagil, et, sebze gibi besinler tükettiğimizde ise bebeğimiz kilo alıyormuş. Ben ilk aylar mide bulantılarım yüzünden her ikisini de yiyemedim. Yemekten geçtim su bile içemiyordum. “Hatta rejim mi yapıyorsun ne güzel zayıflamışsın” diyenler oldu. Yaşayanlar bilir bu korkunç birşey. Daha önce hamileliği yaşamış herkese mesaj attım ve bu daha ne kadar sürecek diye sordum. Herkes aynı cevabı verdi. 4. aya kadar sürer. Az kalmış. Geçicek. Diyorlardı. Ta ki doktorum bana mide bulantısı için hap verene kadar geçmedi. Buna karşıydım.içmek istemiyordum ama bir şey yiyemediğimden, bebeğimin besinsiz kalmasının daha kötü olacağını düşündüm. İyi kide o hapı kullanmışım. Birkaç haptan sonra mide bulantısından kurtuldum ve içmeyi bıraktım. İlk kullandığımda üniversiteden canım arkadaşım Seher’in yanındaydım. Hap anında etki etti ve onun nefis yiyeceklerinden yiyebildim ve bulantının geçmesinin rahatlığı ve onca zamandan sonra yemek yiyebilmenin ağırlığıyla kanepesinde uykuya daldım.
Hamilelikte mide bulantısının yanında yaşadığım sorunlarının başında gece krampları geliyor. Uyumaya korkar hale gelmiştim. İnanılmaz bir acıyla uyanmak korkunçtu. Kramplar hamileler için doğal bir durum. Bana yardımcı olan ise magnezyum tozlarıydı. Gece yatmadan magnezyum tozunu suya atıp içiyordum. Tam bir mucizeydi bir daha hiç kramp yaşamadım. Krampın magnezyum eksikliğinden olduğunu söyledi doktorum.
Hamileliğin sonlarına doğru görülen rüyaları unutmamak gerekir. Ben bu rüyaları çok görenlerdenim. Rüyalarımı okuduğum dergilerdeki tavsiyelerle, başucumda bulunan kağıt kalemle hemen not alıyordum. Tavsiye ederim çünkü bu rüyalar eşsiz oluyor. Zaten eğer kağıt kaleminiz hazır değilse muhtemelen kısa bir süre sonra unutuyorsunuz. Bazen bu rüyalar üzücü olabiliyor ama inanın bana kendinizi üzmeye değmez çünkü bilinçaltınızdaki düşüncelerinizle korkularınız rüya olarak karşınıza çıkabiliyor. Mesela ben hep bebeğimi emzirmeyle ilgili rüyalar görüyordum. Onu emzirmeyi unutuyordum ve anneme, hemşirelere kızıyordum “neden bana hatırlatmadınız?” diyordum.
Ben bir kere hamile oldum ama tecrübe için mutlaka defalarca bunu yaşamak gerekmez yaşanmışlardan dersler alınmalı. Çok okudum, çok araştırdım. Bu yüzden bilgilerim belki bir çocuk doktorunkine yakın. İnanın bana ne kadar araştırırsanız o kadar iyi bir anne oluyorsunuz. Bugüne kadar mantığıma ve içgüdülerime uymayan hiçbir şeyi uygulamadım. Sonuç ortada. Bebeğim Allah’ın izniyle sağlıklı, mutlu, zeki, sevecen bir bebek. Bunları ben değil doktorumuz da dahil olmak üzere herkes söylüyor. Bunları yazıyorum ve siz de okuyorsunuz. Demek ki sizde bilinçli bir annesiniz yada anne adayısınız. Araştırıyorsunuz. Bebeğiniz adına “teşekkürler”
3 yorum:
Merhabalar sevgili Ebru,
Yazılarını okudum.Çok güzel anlatmışsın.Açıkcası heyecan ve merakla kısa sürede okudum.Yaşadıklarını ,tecrübelerini paylaştığın için teşekkürler.Oğlunu çok güzel yetiştirdiğine bizzat şahidim.İnşallah senin kadar ,iyi bir anne olabilirim.Yeni yazılarını dört gözle bekliyorum.Keremi benim için öp.
sevgiler
Sevgili Nur yorumun çok hoş teşekkür ederim. SEnin çok iyi bir anne olacağına şüphem yok. Sevgiler.
selamlar,
5 haftalik bir anne adayi olarak biraz tedirginken, sizin yaziniz beni rahatlatti, allah razi olsun, cok tesekkur ederim... :)
Yorum Gönder